Anasayfa RehberBir Sahne, Üç Anlatıcı: Bakış Açısı Hikâyeyi Nasıl Değiştirir?

Bir Sahne, Üç Anlatıcı: Bakış Açısı Hikâyeyi Nasıl Değiştirir?

Yazar Hüseyin Taylan Yağmurlu
0 yorum

Sahne Aynı, Bilgi Değişiyor: Üç Anlatıcıyla Yeniden Yazma Atölyesi

Aynı sahneyi üç anlatıcıyla yeniden kurun; bilgi sınırının, bakış açısının ve anlatım hızının okur yorumunu nasıl değiştirdiğini karşılaştırın.

1. Karşılaştırmanın temelini sabit olaylarla kurun

Anlatıcı değişikliğini incelemek için önce karşılaştırılabilir üç metin üretmek gerekir. Bunun için Ece örneğindeki olayları sabitleyin: İstasyondaki bankın önünde durma, beş yıl önce babanın bileti katlayıp vedalaşmadan trene binmesi, dün gelen mektup ve bugünkü okuma anı. Bu ayrıntılar, üç sürümün ortak dayanağı olsun. Böylece bir metnin daha açıklayıcı görünmesinin yeni bir olay eklenmesinden mi, aynı olaya farklı bir bilgi alanından yaklaşılmasından mı doğduğunu tartışabilirsiniz.

İlk turda olayların metinde sunuluş sırasını da koruyun. Bu tercih, anlatıcı ile zaman düzeninin etkilerini ayrı ayrı değerlendirmeye yardımcı olur. Ancak sabitlik bir başarı ölçütüne dönüşmemelidir: Seçtiğiniz anlatım biçimi bazı bilgileri aktarmayı güçleştiriyorsa bunu kaydedin. Üç sürümün aynı miktarda açıklama içermesi gerekmez. Hangi bilginin aktarılabildiği ve hangisinin dışarıda kaldığı, çalışmanın asıl karşılaştırma malzemesidir.

2. Ece anlatırken yakınlığı kesinlikten ayırın

İlk sürümü Ece’nin birinci tekil kişi anlatımıyla yazın. Burada sınanacak nokta, kişisel sesin okurda oluşturabileceği güven ile anlatıcının gerçekten bildikleri arasındaki ilişkidir. Ece’nin ayrılığa tanık olması, babasının niyetini de bildiği anlamına gelmez. Bu nedenle her açıklamada şu ayrımı koruyun: Bir hareketi görmek, o hareketin gerekçesine ulaşmakla aynı şey değildir. Anlatımın kişiye yaklaşması, olayın bütününe ilişkin bilgi sağlamaz.

Taslağınızdaki cümleleri gördüğü, hatırladığı ve mektuptan öğrendiği bilgiler olarak işaretleyin. Bu işaretleme, burada önerilen bir denetim yöntemidir. Özellikle mektubun aktardığı dönme isteğini nasıl sunduğunuza bakın. Bu bilgi önceki ayrılığın yorumunu değiştirebilir; fakat mektubu geçmişteki bütün belirsizlikleri çözen kesin bir açıklamaya dönüştürmek, bilgi kaynakları arasındaki farkı siler. Başarılı bir sürüm, Ece’nin deneyimini yakınlaştırırken bu ayrımı da görünür tutabilir.

3. Üçüncü kişi anlatımında yargının sahibini izleyin

İkinci sürümde Ece’den adıyla söz edin ve anlatıcının bilgisini onun erişebildikleriyle sınırlayın. Ardından birinci sürümle cümle cümle karşılaştırın. Bir değerlendirme “ben” sözcüğünden ayrılıp üçüncü kişi anlatımına geçtiğinde daha tarafsızmış gibi görünüyor mu? Bu sorunun yanıtını yalnız zamir değişiminde aramayın. Değerlendirmenin kime ait olduğunu belirten ifadeler, hatırlamanın nasıl sunulduğu ve mektup bilgisinin nerede açıklandığı da okurun yargısını etkileyebilir.

Bu karşılaştırmada iyi işleyen tercihleri de kaydedin. Ece’nin yorumunu açıkça ona bağlayan bir cümle veya mektubun bilgi kaynağını belirginleştiren bir ifade, korunabilecek güçlü bir çözümdür. Her farkı kusur olarak değerlendirmek, alıştırmanın açıklayıcı yanını daraltır. Amaç üç anlatımı tek bir doğru biçime yaklaştırmak değil, her birinin bilgiyi ve değerlendirmeyi nasıl taşıdığını somut cümleler üzerinden açıklamaktır.

4. Dış gözün bıraktığı boşlukları değerlendirin

Üçüncü sürümde dışarıdan görülebilen hareketlerle sınırlı bir anlatım deneyin. Ece’nin bankın önünde durması ve mektubu açması aktarılabilir; ne öğrendiği ise aynı sınırlar içinde kendiliğinden görünür olmaz. Bu güçlük, anlatım biçiminin bilgiye getirdiği sınırı inceleme fırsatıdır. Kaynakta bulunmayan bir konuşma veya sesli okuma eklemek yerine, okurun artık hangi bağlantıyı kuramadığını belirtin. Açıklamanın eksilmesiyle hareketin görünürlüğünün artıp artmadığını da değerlendirin.

Geçmişteki ayrılığı ayrı bir parça olarak sunmanız, tek başına olayların sunuluş sırasını değiştirdiğiniz anlamına gelmez. Bölümlendirme ile sıralama farklı kararlardır. Ayrılık bölümünün metindeki yerini de değiştiriyorsanız bunu ayrıca belirtin. Böylece okurun bilgisindeki farkı değerlendirirken anlatıcının erişimi, parçaların ayrılması ve bilginin verilme zamanı arasında ayrım yapabilirsiniz. Birden çok tercihi değiştirmek mümkündür; yorumunuzun hangi tercihe dayandığını göstermeniz gerekir.

5. Anlatım hızını ayrıntının işleviyle birlikte okuyun

Üç sürüm tamamlandığında biletin katlanışına, beş yıllık aralığa ve mektubun açılmasına ayrılan yeri karşılaştırın. Yalnız sözcük saymak yeterli değildir. Kısa tutulan bir hareket, bulunduğu yerde belirgin bir duraksama yaratabilir; geniş bir zaman aralığının hızla geçilmesi ise dikkati tek bir ana yöneltebilir. Kendi metninizde hangi ayrıntının yorum yükünü taşıdığını bulun ve bunun nasıl gerçekleştiğini çevresindeki cümlelerle açıklayın.

Her sürüm için okurun bildiği şeyi, beklediği bilgiyi ve yeniden değerlendirebildiği davranışı yazın. Sonra isterseniz mektubun içeriğini başa alarak yeni bir deneme yapın. Bu kez karşılaştırmanın sorusu değişir: Okur, Ece’nin henüz bilmediği bilgiye sahipken sahneyi nasıl izler? Sonucunuzu “daha etkileyici” gibi genel bir beğeniyle sınırlamayın. Beklentiyi hangi bilgi kararının değiştirdiğini gösterin; güçlü bulduğunuz tercihin hangi amaca hizmet ettiğini açıklayın.

6. Yöntemi Zeliş incelemesine sınırlı biçimde taşıyın

Zeliş üzerine verilen editoryal inceleme, karakterin değerlendirmesiyle yazarın görüşünü ayırmayı önerir. Bu uyarı, atölyedeki bilgi kaynağı denetimiyle birlikte düşünülebilir: Bir isteği kimin dile getirdiğini ve o isteğin hangi hareketle desteklendiğini sorun. İncelemede Zeliş’in tercihi ile çevresinin beklentileri arasındaki ayrımın vurgulanması, başkalarının açıklamalarının karakterin kendi kararını nasıl gölgeleyebileceğini tartışmaya elverişlidir. Buradan romanın bütün anlatıcı düzeni hakkında kesin bir sonuç çıkarılmamalıdır.

Uygulamayı genişletirken Zeliş adına yeni düşünceler üretip bunları romanın içeriği gibi sunmayın. Bunun yerine erişebildiğiniz bir sahnede kişinin söylediği, yaptığı ve başkalarının onun hakkında söylediği şeyleri karşılaştırın. Yorumunuz bu ayrıntılar arasındaki ilişkiyi açıklasın. Ece çalışmasından taşınabilecek yöntem, aynı anlatıcı sınıflandırmasını her esere uygulamak değil, bir yargının dayandığı bilgiyi görünür kılmaktır. Böylece inceleme, olayları yeniden sıralamanın ötesine geçerek yorumun nasıl kurulduğunu tartışabilir.

Sık sorulan sorular

Üç anlatıcı için farklı olaylar yazmak gerekir mi?

İlk turda aynı olayları kullanın. Bilgi kayıplarını ve anlatım farklarını karşılaştırın; yeni olay eklemek bu karşılaştırmanın dayanağını değiştirir.

Bu alıştırmalar kaynaklarda doğrudan yer alıyor mu?

Üç anlatım biçimini karşılaştırma ve cümleleri bilgi kaynaklarına göre işaretleme, kaynakların zaman ve bilgi ilişkisine yönelik açıklamalarından burada geliştirilen editoryal alıştırmalardır.

Geçmiş sahneyi ayrı bir bölümde vermek zaman sırasını değiştirir mi?

Tek başına değiştirmez. Ayrı bölüm oluşturmakla sahnenin sunuluş sırasını değiştirmek ayrı tercihlerdir; sıralama da değişiyorsa bunu belirtin.

Çalışmanın kapsamı

Bu çalışma, Romanda Zaman İncelemesi: Geriye Dönüş ve Anlatım Hızı ve Zeliş (Tütün Zamanı 1) – Necati Cumalı: Özet ve İnceleme kimlikli editoryal yazılarla sınırlıdır. Kaynaklar kitapların tam metni değildir; tam kitap kimliğinin veya belirtilen nüsha bilgilerinin bağımsız olarak doğrulandığı ve kitabın tamamının okunduğu ileri sürülmez. Ece sahnesi, Romanda Zaman İncelemesi: Geriye Dönüş ve Anlatım Hızı için hazırlanmış öğretici bir örnektir; yayımlanmış bir romandan alıntı değildir. Üç anlatım biçimini karşılaştırma ve cümleleri bilgi kaynaklarına göre işaretleme yöntemleri, bu kaynaklardan hareketle burada geliştirilen özgün editoryal alıştırmalardır.

İlgili Kitaplar